Yemek yemeye başlamıştı arkadaşlarıyla ben ise iki sandalye yanında oturuyordum. Konuşmalarına kulağım gitti bir anda arkadalarına şöyle diyordu "yaau şimdi ben hangi çocukla çıksam şu bizim sınıftaki sarı saçlı Behlül gibi olan çocukla mı ? yoksa kafeteryada yanımıza gelip oturmak isteyen ve bize yemek ısmarlayan zengin çocukla mı?" arkadaşları bu sözlerin arkasına kızım bizim sınıftaki Kaan ile ne işin var çocuk seni seviyor belli ama zengin çocuğu tercih etmelisin bence en azından faydalanırsın çocuğun parasından.

O arada kıza şöyle bir dikkatlice baktım kızın üzerinde kırmızı bir elbise vardı dudağının kenarında yeni çıkmış bir sivilce ve onu bastırmak için sürülmüş bir ton fondoten iki kilometre öteden fark ediliyordu. Kankırmızısına boyanmış dudakları ve o deli gibi gülüşleri...

Bir süre boyunca sadece hareketlerini izledim, arkadaşlarının yaptıkları espirilere sadece "ihih" yüksek bir ses tonuyla gülüyordu etrafındaki kişilere aldırmadan. Bu ses beni çok rahatsız etmişti bir insan gülmek için yada gülmeye çabalamak için kendini bu kadar yıpratır mı ? Anlam veremedim ve aklımdan geçen bir fikiri uygulamak için düşüncelere daldım.

Cüzdanımdaki kartvizitleri kontrol ettim ve gerekli kurguyu oluşturdum kafamda yemeğimi tamamladıktan sonra giderken kartı uzatıp gülüşünüz çok güzel bizimle çalışmak isterseniz oradaki numarayı arayın diyecektim ama kartvizit bir sürücü kursuna aitti. Planımı yaptıktan sonra halen izlemeye devam ediyordum artık gülüşleri çok büyük boyutlara ulaşmış adeta içindeki öküzü dışarıya çıkartacak derecedeydi, yemeğimi tamamladım ve yanlarından geçerken uğradım yanına ve geçen diyalog;

-pardon bakar mısınız?
+evet buyrun.
-gülüşünüz çok samimi geldi bizimle çalışmak ister misiniz?
+ihih benim gülüşüm mü (:
-evet çok sıcak bence yani, kartımızı vereyim ben size isterseniz ararsınız.
+tamam teşekkürler (kartı uzatıp hemen oradan uzaklaşıyorum arkama bakmadan)

İçindeki Öküz” konusu hakkındaki yorumlar

ÇEKİNME SENDE YORUM YAP