İnsanları bazı şeylerle yargılamak kolaydır değil mi? Dış görünüş ilk sırada geliyor, tipe bak şuna bak ona bak kusur kusur hep kusur ararız birilerinde. Kendinizi bir dakikalığına onun yerine koyun bakalım ve yaptığınız münasebetsizce yorumları kendinize söylendiğini bir düşününüz. Psikolojinizin nasıl olduğunu anlamak çokda güç olmaz sanki.

Hiç kimse durup düşünmüyor mu herkesi yaratan bir Allah? size o güzelliği o verdi siz almadınız. O yüzden kimseyi bu gibi şeyler ile suçlayamaz yada alay konusu yapamazsınız. Buna gücünüz yetmez, zirâ siz o yorumları o bedene değil direk yaratılan sıfata yapıyorsunuz. O kişi kusru olsun ister miydi peki? elbette hayır kimsenin istemeyeceği gibi oda istemezdi. Birilerine yorum yaparken o sıfatı Allah'ın yarattığını unutmadan yapınız, yapalım....

Yazmak Üzerine

Merhaba arkadaşlar (bu girişimi hiç sevmiyorum yakında atraksiyonlu bir şeyler bulacağım) son yazdıklarıma bakınca bana özel pekte bir şeylerin olmadığını gördüm peki neden diye kara kara düşünmeye başladım, aslında çok yazmak istiyorum ama bilgisayarın başına yazı yazmak için geçtiğimde ise deyim tam yerinde galiba kalem oynatamıyorum.

Aslına bakarsanız aklımda bir çok yazacak şeyler var ama tam bir bağlantı kurupta yazı diline dökemiyorum. Sonra kendi kendime bir çıkar yol bularak lan tüm yazarlar bir oturduğunda takır takır yazıyor mu? diyerek kendimi avutuyorum haklıyım belkide.

Bana göre yazmak için uygun koşullar olmalı, dış dünyadan bağlantının kesilmiş, sessiz ve olabildiğince düşünebildiğin bir mekan (olayı çok büyüttüm sanki görende roman yazıyorum sanır) parantez içi bak öyle deme kim bilir oda olur yani.

Yazmak konusuna gelince yazı türünün ne olması gerektiğini tam kestiremiyorum onun için çok çeşitli yazılar yazabilirim. Örneğin birgün bi bakarsın bir aşk hikayesi ile karşınıza çıkarım, bazende bir ölümün soğukluğunu tasfir etmeye çalışırım. Yazmam daha yeni biliyorum lafın gelişi toyum daha, bununda farkındayım çünkü yazarken bu yazıyı okuyanların nerede kopacağını az çok kestirebiliyorum ve genellikle o kısımlara parantez içi bağlayıcılar koyuyorum hor görme be kardeşim düzelecektir elbet yakında... (Türkiye'de internette uzun yazıların çok fazla okunmadığını bildiğimden dolayı bu yazıyı burada kesmek istiyorum.)

Merhaba arkadaşlar bugün sizlerle internette görmüş olduğum Türk fotoğrafçının çektiklerinden seçmeleri yayınlayacağım, aranızdan bunlarda ne daha iyileride var diyen çıkacaktır kesinlikle onun için bu yorumda bulunacak kişi(ler) sakin ol şimdi klavyeden yavaşca elini çek yazdıklarımı oku.
En son daha iyileri yokmu diye devam ediyorduk var elbette ama sadece iyi olanların gündemde olması onların karanlıkta kalmasını sağlar o yüzden birazda destek vermek amacıyla bu haberi yayınlıyorum çalışmaları hiçde fena değil ama alacağı elbette daha çok yol vardır. Şimdiden başarılar diliyorum.

Oğuzhan Hacısalihoğlu, 22 Mayıs doğumlu ve Trabzon'da yaşıyor fotoğraf ve kısa filmler ile ilgilenmektedir.
Fotoğraf ve Photoshop'un Buluşması

Fotoğraf ve Photoshop'un Buluşması